21 Şubat 2012 Salı

Anne olunca anladım ANNE...

Son zamanlarda elim varmıyor güzel bişeyler paylaşmaya,aslında yazılacak anlatılacak çok güzel şeyler oluyor hayatımızda ama hiç tanımasamda "gamze anne"yi tanıdıktan sonra hayatta çoğu şeyin boş olduğunu anladım,hayatımızda hep anlık mutluluklar geçici sevinçler yaşadığımızı farkettim.

Her zaman somut şeylerle mutlu olurken sırf nefes alıp sevdiklerimizin yanında olmanın aslında en büyük mutluluk olduğunu öğretti bu olay bana.

Bundan birkaç ay önce ilaç zehirlenmesi yaşadığımda ilk defa ölmekten çok korktuğu anladım kendim için ölmekten değil!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
kızım için ölmekten çok korktum.tamam babası çok ilgili olabilir ama onun bile zorlandığı zamanlar oluyor.10 dk arkadaşıma gitsem 11.dk telefonum çalıyor asya ağlayarak anne geeellll diyor.
gece bizim aramızda uyuyor babası olmasada uykuya devam ama ben olmasam kesinlikle uyumuyor minicik elleri boynumda saçlarımda gezinirken dalıyor kuzum uykusuna...

YAAA BEN OLMASAM!!!!!!!!!!!

İnsan ister istemez düşünüyor bunları en büyük felaket senaryoları geliyor aklına aynı "gamzenin aklına gelenler gibi"
kim bakar
kim besler
kim yıkar
ipek saçlarını kim tarar
en önemlisi kim uyutabilir
hasta olsa başında kim bekler???????

annem öleli 4 sene oldu rahmetlim hep "beni anne olunca anlarsın"der dururdu.
seni anladım anne
anne olunca anladım.....

13 Şubat 2012 Pazartesi

GAMZE İÇİN UMUT OLALIM.....

Gamze akbaş tan haberi olmayan çok az insan vardır şu anda.İzmir de lösemili bir anne GAMZE....
Haberi ilk okuduğunda çok üzüldüm diğer herkes gibi allahım yardım et bu gencecik anneye yavrusundan ayırma dedim.doktorun 3 ay daha yaşayabileceğini söylediğinde yıkıldım.kendisinin dediği gibi bir varmış bir yokmuş kadar kısa hayat....

Her zaman allahtan ilk istediğimiz sağlık.rabbim dermansız dert vermez bu güzel anneye bu güzel kadına RABBİM UZUUUUUN UZUNNN ömürler versin inşallah.

İhtiyacı olan bir tüp kan GAMZENİN ilik nakli yapılabilinmesi için uygun kan aranıyor.
yardımcı olabilecek bir tüp kan verecek gönüllülere ihtiyacı var şimdi gamzenin....

Türkiye de bulunamazsa yurt dışından yardım bekliyorlar.

Gamze için Atakan için bir mucize bekliyorlar.her şey allahtan gelir hayırda şerde.gamze için eğer kan veremiyorsanız onun için rabbime bol bol dua edin.

Bir blog takipçisi ve kendi çapında blog yazarı olarak Gamzenin biricik oğlu atakan için açtığı bloğu inceledim okudum.eşinin yazdıklarına duygulandım.eğer sizde yardımcı olmak isterseniz ve gamzeyi tanımak isterseniz işte burda ....gamze akbaş


Gamzeye donör olabilmek için gerekli bazı şeyler var eşi bunları çok güzel açıklamış:bu yazıyı alıntı yapacağım.

GAMZE İÇİN BAŞKA NE YAPILABİLİR, İLİK DONÖRÜ OLABİLİRSİNİZ. NASIL:
TÜRKİYEDEKİ SAYISI İKİ OLAN BİRİSİ İSTANBUL ÇAPA TIP FAKÜLTESİ KEMİK İLİĞİ BANKASINA VEYA ANKARA İBNİ SİNA HASTANESİ İLİK BANKASI HİÇ ÜCRET ÖDEMEDEN BEN DONÖR OLMAK İSTİYORUM DİYEREK 10 DAKİKALIK BİR BASİT KAN ALINMASI SONUCU SADECE BİZE DEĞİL BU İLİĞE İHTİYACI OLAN TÜM İNSANLARA YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ. İLEYİŞ BÖYLE DEVAM EDİYOR BENCEDE DOĞRUSU.
BU GÜN ÇAPA İLİK BANKASIYLA YAPTIĞIM GÖRÜŞMEDE DONÖR SAYILARININ 27000 OLDUĞUNU SÖYLEDİLER, TÜRKİYE GİBİ BİR ÜLKE İÇİN DOKU TİPİ TUTMA İHTİMALİNE GÖRE ÇOK AMA ÇOK DÜŞÜK BİR RAKAM. BU SAYIYI BELKİ SİZLERLE 100 BİNLER MİLYONLAR YAPABİLİRİZ TÜM İHTİYACI OLANLAR İÇİN.
DONÖR OLMAK İÇİN İLLA BURALARA DEĞİL BU BANKALARA DESTEK VEREN ÜNİVERSİTELER KONYA MERAM, KAYSERİ ERCİYES, ANTALYA AKDENİZ, İZMİR EGE TIP FAKÜLTESİNE BAŞVURABİLİRSİNİZ.
BEN DONÖR OLMAK İSTEMİYORUM AMA KAN VERİRİM DERSENİZ DOKUZ EYLÜL ÜNİ. KAN MERKEZİNE HEMATOLOJİ SERVİSİ HASTASI 559189 HASTA NUMARALI GAMZE AKBAŞ İÇİN KAN BAĞIŞINDA BULUNABİLİRSİNİZ. BUNUN İÇİNDE SİZDEN HİÇ BİR ÜCRET ALINMAYACAK VE KAN GRUBUNUZUN AYNI OLMASIDA GEREKMİYOR, HEPSİ KAN BANKASINA KOYULUYOR BİZİM İÇİN BAĞIŞ SAYISI FAZLA OLUNCA KAN İHTİYAÇLARIMIZ ANINDA KARŞILANIYOR.
VE YÜKSEK MERCİİDEKİ İNSANLAR, SADECE BİZİM İÇİN DEĞİL TÜM TÜRKİYE İÇİN SAĞLIK BAKANLIĞININ BU KONUYA DAHA FAZLA EĞİLİP İLİK BANKALARININ VE DONÖR SAYILARININ ARTTILIRMASI İÇİN GİRİŞİMDE BULUNABİLİR. ÇÜNKÜ BU İLİĞİN YAKINDA KENDİLERİNİNDE İHTİYACI OLABİLECEĞİNİ UNUTMASINLAR.


bir tüp kan bir hayat demek esirgemeyin.....




3 Şubat 2012 Cuma

Hayırlı kandiller ...

Tüm müslüman aleminin mevlid kandilini kutluyorum.bu gece hayırlara vesile olsun.semaya kalkan elleriniz dilinizden ve gönlünüzden çıkan dualarınız kabul görsün inşallah.Rabbim bu güzel gece hürmetine tüm günahlarımızı af tüm dualarmızı kabul etsin.allah hepimizden razı gelsin inşallah....

müminin mümine duası kabul olur herkes birbirinden duacı olsun bu gece rabbim şerri bizden uzak tutsun tüm ölmüşlerimize ve PEYGAMBER EFENDİMİZE dua edelim hz.Muhammedden şefaat dileyelim....

31 Ocak 2012 Salı

içim sızlıyor.....

Kızım doğduğunda yapılan ilk kontrollerde kalbinde üfürüm var dedi doktoromuz 1 hafta sonra tekrar kontrole gelin  dedi 1 günlük bebeğim ateş salmıştı kalbime o günden sonra değim yerindeyse pamuklara sardık kızımı 2 yaşına kadar diş çıkarırken bile çok ateşlenmedi minik kuzum hastalanmadı ama bu sene dibine vurduk doğrultamadık kendimizi.....

Sürekli ateşlenmeler başladı bademcik şişmeleri ,enfeksiyonlar,su çiçeği ,grip derken en son geniz eti çıktı asyamda .10 gün önce bademcikler şişti düşmeyen ateş başladı 2 şişe antibiotik bitirdik banamısın demedi gece horlama başlayınca aklımıza getirmek istemedik ama geniz eti olduğunu anladık.doktorumuz ilk konuştuğumuzda 10 günde geniz eti mümkün değil dedi ama kamerayla yaptığı incelemede geniz eti gördük büyüme eğilimliymiş....şimdi 15 günlük bir tedavi sürecimiz var bu tedaviye yanıt alabilirsek ameliyat yok ama olmazsa mecburen alınacak... düşündükçe içim sızlıyor zaten el kadar bişey kaldı zayıfladı uyku kalmadı rabbim yardımcımız olsun hastanelere düşürmesin eksikte etmesin :((((((

8 Ocak 2012 Pazar

BİRAZ isyanım var benim kadere!!!

Hastalıklarımız şükür şimdilik bitti kışın sonuna kadar neler olur belli olmaz.
biraz isyanım var benim kadere neden erkek olarak doğmadım diye:D
tabi bu işin espirisi allaha karşı gelmek haddimize değil ama birz haksızlık var.
pazar pazar işlendim sürekli temizlik yap çamaşır yıka yemek yap kızımla ilgilen bunlar hepimizin günlük yaşantısında var ama erkekler çalışıp eve para getirmekle yükümlü görüyorlar sadece kendilerini diğer işler onların sorumluluğunda değil kadının işi onlar...

bütün gün çalışıp didinirsin deyim yerindeyse saçını süpürge edersin "eline sağlık ev mis gibi olmuş"demezler.yada "sen bu gün çok yoruldun ev işleri çocuk bu akşam yemek yapma dışarı çıkalım" lafları dökülmez dudaklarından...

Rahmetli annemin bir lafı vardı "ERKEKLER GÜNDÜZ İŞ GECE CÜMBÜŞ İSTERLER" derdi.

Onuda geçtim sen mütemadiyen evi toplarsın evde minik bir canavar vardır sen toplarken o dağıtma işlemine çoktan başlamıştır ama erkekler bunu görmez ve ne bu evin hali topla şu evi gibi bir ibare kullanırlar çıldırmamak işten değil...minik canavar bir kalem bulur ve duvarlara içindeki duygu patlamasının resmini çizer suçlu sen olursun "neden kalem veriyorsun bu çocuğun eline??????"

Sen temizlersin yıkarsın ütülersin yerleştirirsin en son akşam ne pişirsem diye düşünürken erkeklerde yarın işe giderken ne giysem şu pantolonum ütülümü şu gömleğim yıkandımı diye düşünürler.işin bitince biraz kendime bakayım bir kuaföre gideyim ruhum açılsın dersin eşinden şöyle bir yanıt gelir"ne gerek var sen böylede güzelsin"ama bunu söylerken yüzüne değil tv yada pc ye bakıyorlardır ÇILDIRIRSIN.....

Gün biter yorgun vücudunu yatağa atarsın yanında eşin yastığa beş kala çoktan uyumuş hatta horlamaya başlamıştır sen bu sefer yarın ki işlerin listesini hazırlarken sızar kalırsın
işte bu yüzden BİRAZ isyanım var benim kadere!!!

tabiii sen evde işlenirken hemde pazar pazar eşin spora çeşitli aktivitelere katılır sonrada eve gelip bu gün çok yoruldum bana bişey söyleme yatıcam der çıldırırsın.....


27 Aralık 2011 Salı

Bitmiyor....

Hastalıklar bir başladımı ardı arkası kesilmiyor,biri atlattımı mutlaka bir başkası hastalanıyor evde,uzun zamandır yazmayıp yazmaya başladıktan sonra da sürekli hastalık haberi vermek üzücü....

Bir önce ki yazımda kendi hastalığımdan bahsetmiştim şimdi kızım hastalandı SU ÇİÇEĞİYLE tanıştık malesef.daha minnacık kızım su çiçeği çıkardı.allahıma bin şükür ki hafif atlattık.garip olan su çiçeğini sadece ders kitaplarında görmüş olmam ve doğal olarak ilk başta kızımın alerji olduğunu sandık döküntüler çok azdı kaşıntı ve ateş oldu ama anlamamız zaman aldı neyseki doktorumuzun yardımıyla atlattık ve bilinçlendik.

Su çiçeği aslında oldukça tehlikeli bir hastalıkmış ölümle sonuçlandığı oluyormuş aşılanma da çok önemli benim gibi daha önceden bu hastalık hakkında bilgisi olmayanlara bilgilendirme okumanızda fayda var su çiçeği.net.

Nerden kaptı hiç bilmiyoruz ben çıkarmamış olduğum halde şu an bende bir belirti yok bu konu hakkında söyleyebileceğim son şey hayatın boyunca çıkarmasanda ölünce mezarda bile çıkarabiliyormuşsun bakalım daha neler öğreneceğiz....


su çiçeği çıkarmış bir hastanın fotorafına bakamadığımdan yayınlıyamıyorum umarım bundan sonra hayatımızda hep güzel çiçekler görürüz :)

13 Aralık 2011 Salı

OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ....

Çok uzun zamandır yazmadığımın farkındayım.merak edip soranlara teşekkürler kaybolduğum filan yok biraz inzivaya çekildim diyelim.dinlenmeye deşarj olmaya ve en önemlisi iki yaş senduromunda olan kızıma daha çok vakit ayırmaya ihtiyacım vardı. yine çok sıklıkla olmamak kaydıyla arada bir girip kısa bişeyler anlatacağım hakkımızda.sevgili birgül ve esra teşekkürler birçok arkadaşımla  facede görüştüğüm için bazı şeylerden haberdarlar burda yoksam face beklerim :D


şimdi yazdıklarımın başlıkla ne alakası olduğuna geçeyim.malum kış aylarındayız hastalıklar kapı önüne pusu kurmuş durumda fırsatını buldukça dalıyorlar davetsiz.
kızım şu an diğer arkadaşlarımın çocuklarından gördüğüm kadarıyla salgın olan (ateş kusma ishal )bir hastalık geçirdi,o düzeldi derken eşim hastalandı bana hastalanma fırsatı yok tabi hep ayakta olmak ve düzeni sağlamak zorundayım.allaha şükür grip nezle olmadım kendimi iyi korumuşum ama talihsizlik işte geçen hafta sürekli kullanmam gereken bazı ilaçlar vardı doktorum onları değiştirince birazda kuvvetli geldiler sanırım ilaçlar yan etkisini gösterdi bir haftadır kafamı yastıktan kaldıramadım ama gerçekten kaldıramadım baş dönmesi bulantı kusma insan uyurken başı döner mi? sağımdan soluma dönerken bütün oda dönüyordu gözümü açamadım kalkamadım yemek temizlik ev işi hak getire tabi çoluk çocuk perişan :) hani derler ya evin direği adamdır diye bence değil bence evin direği annedir kadındır....çöktümü ev yıkılır!!!!!!!!!!!!!
Allahıma binlerce şükürler  olsun bu gün çok iyiyim.yeniden kalkmak yardımsız yürümek etrafı toplamak yemek yapmak herşey için binlerce şükür en önemliside kızımla oynayabilmek gülebilmek....
Annem ölene kadar ölümden hiç korkmadım biçok kez ölmeyi istediğim zamanlar oldu ama hayatımda ilk kez ölüm korkusunu yaşadım onuda anne olunca anladım.derdinize deva hastalığa şifa olsun diye aldığınız ilaçlar sizi ölüme kadar götürebiliyor hemde hekim tavsiyesiyle aldığınız ilaçlar.geçmeyen baş ağrıları dünyanızın fıldır fıldır dönmesi yediğinizi çıkarma ki ben hamileliğimin ilk 4 ayı sürekli kustum ama hiç ölümü düşünmedim bu bambaşka bişeydi benim için.migren olabileceğimi düşündüm hatta hamile olabileceğimi düşündüm ama hiçbiri değildi İLAÇ YAN ETKİSİYDİ....

Hani şimdi abarttığımı düşünenler olabilir ama başına gelmeyen ne demek istediğimi anlayamaz birkaçgün daha devam etseydim ilaçlara sonucunu düşünmek bile istemiyorum...

velhasıl kelam başka ilaçlar başka hekimler iğneler derken şimdi iyiyim.rabbim kimseye dermansız dert vermesin  şu hayatta derin bir nefes almak kadar güzel bişey yok onun dışında herşey boş.rabbim kulları onu unutmasın diye dert verirmiş allahın sevgili kuluymuşuz herhalde yokladı beni de :)

onun içindir ki yazımın başlığı OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ....
nefes alabiliyorsanız sevdikleriniz yanınızdaysa gerisini boşverin SAĞLIKLA KALIN....



27 Eylül 2011 Salı

iskender....

"İskender" Elif şafak'ın son romanı....

En az "aşk" kadar etkileyici sürükleyici bir kitap olmuş.

Elimden bırakmak kolay olmadı sonunda ne olacak diye meraktan bırakamadım,"aşk " kadar etkilendim.hani bazı kitaplar vardır okuduğunuzda bir süre etkisinden kurtulamazsınız işte iskerder öyle bir kitap.içindeki karekterler sanki yaşıyormuş gerçekmiş hissi uyandırıyor sonunda keşke bitmeseydi dediğiniz tadı damakta bırakan bir kitap tavsiye ediyorum...

Elif şafak bir web sitesi açmış iskender' i oradan incelemek mümkün...elif şafak .com.tr

21 Eylül 2011 Çarşamba

içimin yansıması....

Bir bardak bitki çayı,yeni kitabım"İSKENDER",yağmur ve huzur....

içimden yansıyan aynen bu....

kızım uyuyor,eşim işe gitti,yemek hazır...

bana da mis gibi toprak kokan havada çayımı içip sessiz sessiz kitap ve blog okumak kalıyor....

20 Eylül 2011 Salı

2 MUHTEŞEM KİTAP...

Son zamanlarda okuduğum birini yeni bitirdiğim 2 muhteşem kitaptan bahsetmek istedim.

Film tadında,sürükleyici,okurken gözünde canlandırabildiğin sonunda ne olacak diye soluksuz okuyabileceğin iki kitap tabi benim için,ama satış rakamlarına bakıldığında listenin üst sıralarında yer alan kitaplar yani birçok kişi içinde geçerli bu yazdıklarım...

Birincisi: AKLINDAN BİR SAYI TUT...
Çok güzel kurgulanmış,okuyanı içine hapseden elinden düşürtmeyen ,gizemli,polisiye tadında ilginç bir kitap.
KONUSU:Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç."

"Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldığın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle bir randevumuz var,
Bay 658."

İkincisi:KLON...
Yine benzer çekicilikte sürükleyici bir kitap yine gözünde canlanan gizemli,sonunu biliyosun zannettiğin ama son ana kadar süprizli bir kitap...
KONUSU:Klonlama uzmanı Doktor Davis Moore’un on yedi yaşındaki kızı tecavüze uğrayıp acımasızca öldürülür. Olay hakkında soruşturma açılır; ancak bir sonuca varılamaz. Aylar sonra Moore kızının eşyalarını polisten geri alır ve bunların arasında kazayla unutulmuş, içinde katilin DNA’sı bulunan küçük bir şişeye rastlar. İşte o an Moore’un beynine korkunç bir düşünce saplanır: Belki kızını değil ama onu öldüren adamı klonlama olanağına sahiptir. Peki kızının katilinin gözlerinin içine bakmaya ne kadar dayanabilecektir?
Justin Finn, üç yaşına bastığında diğer çocuklardan farksızdır. Canlı, neşeli ve sevimli: Ondan zerre şüphe etmeyen anne ve babasının gözündeyse masum bir bebek. Ne var ki yüzü, bir gün mükemmel bir genetik kopya olarak soğukkanlı bir katilinkine tıpatıp benzeyecektir..


OKUNMASINI TAVSİYE EDEBİLECEĞİM İKİ KİTAP

İYİ OKUMALAR....